9 Aralık 2008 Salı

Tübitak artık özerk değil

2004 yılından itibaren siyasi tartışma ve çekişmelerin odağında yer alan TÜBİTAK yasası değişti. Artık Bilim Kurulunun 12 üyesinin tamamını Başbakanlık atayacak.



TÜBİTAK, Türkiye üniversitelerinde yapılan veya yapılması planlanan bilimsel araştırmalar için kaynak sağlayan en önemli kurum. Kaynak sıkıntısı çeken üniversiteler için TÜBİTAK’ın bursları ve fonları, cankurtaran simidi anlamına geliyor. AR-GE’ler içinde TÜBİTAK fonları en önemli kaynağı oluşturuyor.

Daha önceden Başbakan, Bilim Kurulu’nun sadece 6 üyesini atayabiliyordu. 2004’te AKP tek maddelik bir yasa çıkardı ve Başbakan’ın bir defaya mahsus olmak üzere Tübitak Başkanı ve Bilim Kurulu üyelerini atamasını öngören yasa, mecliste kabul edidi. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer bu yasayı iki kere veto etti. Daha sonra da CHP Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak yasayı iptal ettirdi.

Prof. Nükhet Yetiş’in 2004’de vekáleten kurumun başına atanmasından sonra, AKP hükümetinin TÜBİTAK’a ayırdığı kaynaklarda ciddi artışlar oldu. Bu kaynaklar yüksek lisans, doktora ve doktora üstü çalışmalara aktarıldı.

“Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu” olan TÜBİTAK ismi, 7 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe giren yasa ile, “Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu” olarak değiştirildi. Buna ilaveten, TÜBİTAK’ın faaliyet alanının doğa bilimleri ile sınırlı olduğu izlenimini veren hükümler, yeni yasada genişletildi; sosyal ve beşeri bilimler de kurumun görev alanına dahil edildi. İsmin değişimini ve faaliyetlerinin genişletilmesini masumane görmeyen CHP muhalefeti, bu isim değişikliğinin önceki TÜBİTAK yasalarını etkisiz kılmak için çıkartıldığını savunmuştu.

2008’de TÜBİTAK yasasında yapılan bir değişiklikle, Bilim Kurulu’nun 12 üyesinden tamamını atama yetkisi doğrudan Başbakan’a tanındı. 13 Ağustos’ta Resmi Gazete’de sessiz sedasız yayımlanan değişiklikten sonra, son özerk kurumlardan biri olan TÜBİTAK da hükümet denetimine girmiş oldu. Öte yandan yapılan bu değişikliğin açıklamasında Tübitak’in önemi ve yeni finansal kaynaklarının doğru değerlendirilmesi gerektiği, faaliyet alanlarının doğru açıklanması gerektiği savunuluyor.

Eski TÜBİTAK Başkanı Prof. Kemal Gürüz, yeni yasayı "YÖK’ün başına gelenler TÜBİTAK’ın da başına geliyor" şeklinde yorumladı. Hükümetin tartışmalı Rektör atamalarına değinen Gürüz, "Burada önemli olan atamayı yapacak kişinin niteliğidir. Rektör atamalarında AKP’ye yakınlık kıstas alındı. Hiç kuşku yok ki, TÜBİTAK’da da kıstas bu olacak. Bu durumda bilimsel yeterliliğin hiçbir önemi kalmayacak. Asıl acı olan bu" dedi.

Resmi Gazete’ye göre Başbakanın atama yetkisi şöyle özetleniyor;

1) Bilim Kurulunun altı üyesinin, bilimsel ve teknolojik alanlarda eser, araştırma ve buluşlarıyla temayüz etmiş ve/veya araştırma ve teknoloji yönetimi konusunda yetkinliği olan, bilimsel ve teknolojik sistem, kurum ve birimleri başarı ile kurmuş ve/veya yönetmiş olması gerekir. Bu üyelerden beşi Bilim Kurulu tarafından belirlenen on, biri Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu tarafından belirlenen iki aday arasından Başbakan tarafından seçilir.

2) Bilim Kurulunun üç üyesi, Türkiye Bilimler Akademisinin asli üyeleri arasından, biri fen ve teknik bilimler alanından, biri sosyal ve beşeri bilimler alanından ve biri de sağlık bilimleri alanından olmak üzere, Bilim Kurulu tarafından belirlenen altı aday arasından Başbakan tarafından seçilir.

3) Bilim Kurulunun üç üyesinin, lisans öğreniminden sonra kamu kurum ve kuruluşlarında ve/veya özel sektörde en az on yıl deneyim sahibi olmuş, mesleğinde temayüz etmiş ve üstün nitelikli hizmetleriyle tanınmış olması gerekir. Bu üyelerden biri Bilim Kurulu tarafından belirlenen iki ve ikisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından belirlenen dört aday arasından Başbakan tarafından seçilir."

Tübitak
Muhalefetin konuşması

2 yorum:

Ervin Esen dedi ki...

Gerçekten medeni bir yorum yazmakta zorlanıyorum şu an! Bu kadar planlı bi şekilde bir memleketin içine nasıl edilir, kafam almıyor. Gelecek neslin şeriatçı gençliğine ders olarak okutulması lazım bu operasyonun ve kanun değişikliğinin, o derece...

myloo dedi ki...

pembe tarafı kalmadı hiç bir şeyin gerçekten. bardak tamamen boşalmadan da kimsenin kafasına dank etmeyecek.